Bilgi Bankası

HİBRİT (MELEZ) TOHUMLAR KISIR MIDIR?

HAYIR !

İnsan sağlığı açısından riskli midir?

Hibrit ( melez ) tohumlar aslında doğada var olan ve dünya kurulduğundan beri üretilen tohumlar olup insan eliyle teknoloji kullanarak arzu edilen amaçlara göre ıslah edilmiş tohumlardır. Islahçılar, pazarın istediği şartlara göre üstün özellikli anaç tohumları melezleyerek daha üstün özellikli yeni bireyler elde ederler.

Hibrit Tohumları Üretiminde;
Üretici açısından DAHA YÜKSEK VERİM,
Tüketici açısından DAHA YÜKSEK KALİTE,

Pazar ve ihracat açısından da STANDARDI DEĞİŞMEYEN ÜRÜN amaçlanmaktadır.

Hibrit tohumlardan elde edilen ikinci nesil tohumların ekiminde, yine doğal bir olay olarak melezlemeden geriye dönüş olduğundan sadece verim ve kalite açısından bazı kayıplar olabilmektedir. Hibrit tohum hiç döl vermeyen kısır tohum demek değildir. Bu yüzden amacına göre elde edilen vasıfların kaybolmaması için, hibrit tohumlukların her yıl yenilenmesi tercih edilmektedir. Hibrit ( melez ) tohumlar insan sağlığına zarar vermez.

ÜLKEMİZDE GDO’LU TOHUM VAR MIDIR?

HAYIR !

Ülkemizdeki tohumluklarla ilgili mevcut yasalar GDO’lu ( Genetiği Değiştirilmiş Organizma ) Tohumlukların ülkemizde üretimini ve her türlü ticaretini yasaklamıştır.

Bugüne kadar ülkemizde kayıt altına alınmış çeşitlere ait tohumlukları hiçbir GDO’lu değildir.

Tüm tohumlukların, gümrükte hastalık, zararlı ve GDO yönünden gerekli kontrolleri ve analizleri yapılmakta , yurda girişinde problem olmayan sağlıklı tohumların ithalatına izin verilmektedir.

ÜLKEMİZDE SEKTÖRE TAMAMEN YABANCI FİRMALAR MI HAKİMDİR?

HAYIR !

Ülkemizde tohumculukla ilgili halen faaliyette bulunan firmaların tamamı kayıt altında olup, bunların sayısı 643’tür.

Sermaye durumuna göre; bu firmalardan 623’ü yerli,16’sı yabancı ve 4’ü de ortaklık şeklindedir.

Bu şirketlerden araştırma yetkisine sahip olanlar ve diğer araştırma kuruluşları sadece tohumluk ve üretimi yapmakla kalmayıp, aynı zamanda çeşitlerde geliştirmektedirler.

TOHUMDA DIŞA BAĞIMLI MIYIZ?

HAYIR !

Bilindiği üzere Dünya Ticaret Örgütü (DTÜ) kurallarına göre herhangi bir ülkeden teknik engel yoksa ticarete yasaklamak mümkün değildir.

Bu bağlamda, tohumluk ticareti de uluslararası ticaret kurallarına göre yönetilmektedir.

Ülkemiz diğer birçok sektörde olduğu gibi, tohumculuk sektöründe de, yabancı firmaların yatırımına ve uluslararası ticaret kuralları dahilinde tohum ticaretine açıktır.

Son yıllarda ithalatla ihracat arasındaki makas, ihracatımız lehine daralma trendini devam ettirmektedir.2013 yılında 126 milyon dolarlık tohum ihracatı gerçekleştirilmiş ve ihracatın ithalatı karşılama oranı %65 seviyelerine yükselmiştir.

Ülkemizde üstün vasıflı tohumluklar iç tüketimdeki ürün kalitesinin iyileştirmesinde olduğu kadar ihracata yönelik üretim amacıyla kullanmaktadır.

Dolayısı ile tohumculuk sektörü; toplam tarımsal ihracatımıza ve milli gelirimize olan katkısı ile değerlendirilmelidir.

Örneğin; ülkemiz 2013 yılında 4.5 milyar dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmiştir.Bu ihracat rakamına ulaşılmasında üstün kalitede tohumlukların kullanılmasının payı çok büyüktür.

ÇİFTÇİLERİN KENDİ TOHUMLARINI ÜRETMESİ YASAK MIDIR?

HAYIR !

5553 sayılı Tohumculuk Kanunu çiftçilerin kendi ihtiyaçları için ticarete konu olmamak kaydı ile yapacakları tohum üretimini kanun hükümlerinden müstesna tutmaktadır.

Bu hükme istinaden çiftçilerin kendi tohumlarını üreterek kullanmasında herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır.

Ayrıca, 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun; korunma altına alınan yeni çeşitleri kullanan küçük çiftçilerin elde ettikleri ürünlerini tohum olarak kullanmasına izin vermektedir.

YEREL ÇEŞİTLERİN ÜRETİMİ YASAK MIDIR?

HAYIR !

Tohumculuk Kanunu’nun ruhu, çiftçilerimizin hizmetine sunulan tohumlukların devletin veya yetki verdiği kurum ve kuruluşların kontrolünde kalite ve verimleri test edilerek onaylanmış tohumluklar olmasını esas almaktadır.

Yerel çeşitlerin herhangi bir kontrolden geçirilmeden ve tohumlarla ilgili belirlenen standartlara uygunluğu tespit edilmeden çiftçilere satılması, çiftçilerin karşılaşabileceği mağduriyetler sebebiyle yasaklanmıştır.

Ancak, bu çeşitlerin Kanun’un ilgili hükümlerine uygun olarak üretilip ticarete sunulmasında bir engel bulunmamaktadır.

Yerel çeşitlerin çiftçiler tarafından üretilip, kendileri tarafından kullanılmasında hiçbir yasaklama yoktur.

5042 SAYILI KANUN YEREL ÇEŞİTLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR MU?

HAYIR !

5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerini Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun yalnızca yeni çeşitleri kapsayan bir kanundur. Bir çeşidin yeni kabul edilebilmesi için geriye dönük bir yıldan daha yakın bir zamanda ticarete sunulmuş olması gerekir. Dolayısıyla yıllardır geleneksel olarak ülkemizde var olan çeşitler ‘ yeni ‘ olmadığı için kanun kapsamı dışına tutulmaktadır.

Bu kanun, ıslah edilen veya bulunup geliştirilen ‘yeni ‘ bir çeşidin ıslahçısına, süreye bağlı bazı haklar tanıyarak, bu yeni çeşidi geliştirmek için harcadığı emek, sermaye ve zaman nedeniyle onu ödüllendirmektedir. Bu yaklaşım, tüm fikri ve sınai hak mevzuatının benimsediği bir yaklaşımdır. Kanundaki şartların gerçekleşmesi kaydıyla koruma altına alınan bir çeşidin, halen kayıtlı yerel çeşitler üzerinde hiçbir olumsuz etki bulunmamaktadır.

SONSÖZ
- Hibrit (melez) tohumlar doğal olup kısır değildir ve sağlık açısından risk taşımaz.
- Ülkemizde GDO’lu tohumluk üretimi ve kullanımı yoktur.
- Türkiye tohumda dışa bağımlı değildir.
- Ülkemizdeki toplam 643 tohumculuk firmasının yüzde 97’si tamamen yerli sermayelidir.
- Yerel çeşitlerin kullanımı yasak değildir.